BİR KİTAP
YAZI ÜRETİM A.Ş.

Yusuf Ziya LEBLEBİCİ

Yusuf Ziya LEBLEBİCİ
bsgmedya@hotmail.com
'ÇORUM' ESİNTİLERİ..
28/09/2016

Aslında babamın pazardan sebzeleri doldurduğu filelerde mutluluk taşınıyordu faytonlara ve atların rüzgarıyla eve giriyordu tebessümler...

Yollara dökülen at kestaneleri, haylaz çocukların ellerinden uçup, kızların bacaklarına acı veriyordu...

Her ailenin bir bahçesi, bahçesinde yetişen meyveleri manavları kıskandırıyordu domates kızarıklığında...

Tencere-tava şarkılarda değil, tel dolaplı mutfakların tahta raflarında fay temizliğinde parlıyordu...

Tornetlerin, telden arabaların, gazoz kapaklarının pilleri hiç bitmiyordu oyun oynarken misketli sokaklarda...

Alıçlar boyunlarımızda kolye iken, kirazlar küpeydi kulaklarımızda... Kelekler turşuya yatardı bidonlarda, ağzımızı dayardık pınarlardan akan tatlı sulara...

Dizimiz-dirseklerimiz yamalıydı, ayaklarımızda soğukkuyu... Hepimizi bir heyecan sarardı her bayrama doğru... Alınırsa bayramlıklar, yatakta bile onları kucaklar sımsıkı sarılırdık geceler boyu...

Elmalar-kayısılar çalardık komşu bahçelerden hapse girmeden. Komşumuz kovalardı bizi komşuluğu silmeden. Kimse bizi yargılamazdı küçük ve tatlı suçlarda, en büyük suç insan hakkı yemekti o yıllarda...

Büyükler masallara başlarken “...bir varmış, bir yokmuş...” diye, var olan iyilik ve güzellikti bizlere vermek istenen. Yok olanı ise hala yüreklerimize sokmadık kötü ve haram diye...

Dün böyleydi bizim yoksul çocukluğumuz...

Bugün yine aynı dünleri arıyoruz!..

                                *     *     *

Can Yoksul ile bir çay içimi...

25 yıl boyunca bir kez görüşebilmiştik Can Yoksul ile... O da bir çay içimi kadar...

Bayramın son günü İstanbul’a dönme hazırlığındayken, sevgili Özgür Kolukısa aradı ve Can Yoksul’un da Çorum’da olduğunu söyleyerek çaya davet etti.

Yine bir çay içimi kadar zaman vardı ve bu zaman diliminde bizler 25 yıl öncesine akış yapıp mazileri canlandırdık. .. O yılları çok özledim diyordu Can Yoksul, kaybettiğimiz arkadaşlarımızı, eski anılarımızı sığdırdık bir çay içimi zamana...

Çorum’da ev tuttuğunu öğrendiğim Can Hoca’yı evine bırakmak istediğimde, her zamanki nazikliğiyle yürümenin sağlık açısından yararını söylemesine rağmen ısrarla aracıma bindirdim.

Amacım sadece evine bırakmaktı... Hoca’nın ısrarıyla evine girdiğimde burasının ev değil, adeta bir kütüphane olduğunu gördüm. Binlerce kitap, mutfak dahil her duvarı kaplamıştı.  Çorum arşivi, dünya ve Türk edebiyatından tutun da hangi konuda olursa olsun binlerce kitap ve gazete Can Yoksul’un evinde, ellerinde yaşıyordu...

Ömrünü halkın duygusuna, coşkusuna ve kültürel gelişimine vermiş olan değerli ozanımızla bir çay içimi sohbetimiz, evinde kendi yaptığı muhteşem turşular eşliğinde bir kadeh rakı içimine dönüştü... Üç çanta kitap ve bir yığın Can Yoksul hediyesi anılarımla ayrıldım memleketim Çorum’dan !

Can Yoksul’u birazcık anlatmak ve O’nu tanımanın gururunu bir kez daha yaşayabilmek umuduyla Ozani  ve Şiirleri Üzerine isimli kitabından bir alıntı yapalım;

 

“..Yürümek güzel şey Anadolu’da

Mustafa Kemal yolunda korkusuz

Yürümek devrime adım adım

Bazen aç bazen susuz

Güzel şey direnmek evrende

İnsanlık için dostluk için mutluluk için

Yürümek halkımla ve halklarla

Savaşa ve barışa kardeşçe..”



Paylaş | | Yorum Yaz
859 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

EN BÜYÜK KAPİTALİZM ŞU ANKİ MEDYADIR! - 09/07/2016
Ticari kültürün taşıyıcısı olan medya, bizleri kapitalizmle öyle yüz yüze getiriyor ki, belki de çoğumuz kendi ailemizden daha iyi tanıyoruz, ama adını koyamıyoruz.
KÜLTÜR MÜDÜRLÜKLERİ NE İŞE YARIYOR? - 23/06/2016
İnsan ister istemez düşünüyor; “Siyasi partilerdeki kültür-sanat Komisyonları, belediyelerdeki Kültür Müdürlükleri ne işe yarıyor. Kültüre, sanata mı yoksa kendilerine mi çalışıyor !”
ORTADOĞU’MU OLUYORUZ! - 21/06/2016
Metropol kentlerdeki nüfus, yaşam alanlarımızı daralttıkça nefes almamız zorlaşıyor. Betonların arasındaki bizim bu nefessizliğimiz sermayenin nefes almasını sağlıyor.
BSGMEDYA

'Basın Milletin
 Müşterek Sesidir'

M.K. ATATÜRK