• https://www.facebook.com/bsgmedya@hotmail.com
  • https://www.twitter.com/bsgmedya@hotmail.com
BSGMEDYA VİDEO

CAN SUYU OLALIM

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

KAMU SPOTU

BİR KİTAP

M.Fatih UYSAL
bsgmedya@hotmail.com
BİRİKMİŞ YAZILAR!
31/01/2016

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Obama ile görüşürken Obama’nın yanında bir beysbol sopası duruyordu unutmadıysanız.

Bu sopanın ne anlama geldiğini biz anlamıştık ama birileri işine gelmediği için anlamak istemiyordu.

Eski ABD Başkanlarından Roosevelt’in bir sözü var. Diyor ki Roosevelt; “Yumuşak konuşacaksın ama elinde mutlaka bir sopa olacak.”  Bu sopa o sopa işte. Şimdi anladınız mı?

Türk askeri Musul’a girince sosyal medyada “Tayyip Severlerin” ağızları kulaklarına varıyordu. Sanırsınız ki Musul’u aldık. Hemen sosyal medyada paylaşımlar başlamıştı; Musul 82, Kerkük 83, Erbil 84 diye. Bu sanal plakacılar ne çabuk unuttular Süleyman Şah Türbesi’ni bile kaçırdığımızı? Ayrıca Yunanistan’ın işgal ettiği 16 adacığa ne diyeceksiniz? Adamlar resmen işgal ettiler adacıkları. Bir de meşruiyet kazandırmak için Hollandalı Bakanları ağırladılar işgal ettikleri adacıklarda. Bu sanal plakacıların Yunan işgalindeki adacıklardan haberleri yok mu acaba? 16 adacık göz göre göre elimizden çıktı, ona bir ses çıkarsanız ya! 17 adacık mıydı yoksa?

Arap Baharı niye çıktı? Arap Ülkelerine demokrasi getirmek için. Madem demokrasi getirecekti, öyleyse niye Arap Ülkeleri içerisinde demokrasi açısından en geri ülke olan Suudi Arabistan’da çıkmıyor da bunların içerisinde nispeten en demokratik ülke olan Suriye’de çıkıyor acaba? İsrail’in en çok korktuğu üç Arap ülkesi Mısır, Irak ve Suriye idi. Şimdi üçü de yok oldu. Ama bizim İsrail’e ihtiyacımız var değil mi? 

İsrail ile dost olduk artık. Şimdi sırada Mısır var, merak etmeyin çok geçmeden söylemedik söz bırakmadıkları Sisi ile de kucaklaşacaklar. Kucaklaşacaklar kucaklaşmasına da neredeyse “milli işaret” haline getirdikleri o 4 parmak ne olacak acaba?!

Rusya ile bir uçak düşürme krizi yaşadık, tartışmaları hala devam ediyor. Angajman kurallarına göre düşürülmesi gerekiyordu ve düşürüldü. Buna itirazımız yok, illa ki devletimizin yanındayız.

Ama düşünüyorum da Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “monşer” diyerek hakaret ettiği Cumhuriyet Diplomatları olsaydı acaba böyle bir uçak düşürme krizi yaşanır mıydı? Büyük ihtimalle yaşanmazdı. Çünkü bir “koordinasyon anlaşması” imzalanırdı ve böyle bir kriz de yaşanmazdı. Ama bakalım bunlar “koordinasyon anlaşmasını” biliyorlar mı acaba?

Şimdi gelelim madalyonun öbür yüzüne. Peki, Türkiye Rus uçağını neden düşürdü dersiniz? Mesaj vermek için; “ben de varım” diye. Şimdi Allah var AKP iktidarının yaptığı güzel işlerden birisi de yerli silah üretimi. Türkiye’nin savunma sanayindeki yerli üretim payı bayağı arttı. Bu oranın ne kadar olduğunu biliyorum ama, açıklamam doğru olmayabilir. Tabi yerli silah üretimindeki en çok övgüyü hak edenler Türk Mühendisleri. Onların hakkını teslim edelim. “Ümmetin Lideri” olma sevdasıyla bırakın Ortadoğu’yu neredeyse dünyada dostumuz diyebileceğimiz ülke kalmadı. Coğrafyamızı geçtik, Bangladeş’in bile iç işlerine burnumuzu sokup, küstürdük. Evet, Allah göstermesin bir savaşın içinde bulursak kendimizi düşmanlarımız bellidir de dostlarımız belli midir? Dostumuz kaldı mı acaba? 

Evet, Türkiye uçak düşürerek “ben de varım” mesajı verdi ama, sadece silah yeterli mi? Bir temenni değildir ama, diyelim ki bir savaşa girersek, dost kimdir, düşman kimdir? Karşımızda olacaklar bellidir ama, yanımızda olacak kaldı mı acaba? Suudi Arabistan mı? Geçin. Peygamber Efendimizin torunlarını katledenlerden ve ecdadımızı hep sırtından vuranlardan mı medet umacağız?

Havuz Medyasından Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gittiği umre ziyaretinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin. Herkes ferdi olarak Allah’tan rahmet dileyebilir, ama Türk Silahlı Kuvvetleri’ne zamanında olmadık hakaretler yapan ve iftiralar atan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’e “O… Çocuğu” deme alçaklığını gösteren birisine Genel Kurmay Başkanlığı’nın tüzel kişilik olarak taziyede bulunması karşısında hayal kırıklığına uğradım. 

……, Doğruyum, Çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.

Anlamışsınızdır “andımız” olduğunu. Önceden her sabah sınıfa girince okurduk. Sonra “Türküm” sözü birilerine battı ve artık okullarımızda andımız okunmuyor.

Andımızın ilk sözü olan “Türküm” sözünü çıkardığımızda geriye kalanlar ne mi oluyor? Kaybettiklerimiz. Doğruyum, Çalışkanım. Başka söze gerek yoktur herhalde.

Sayın Cumhurbaşkanı tutturdu Başkanlı Sistemi diye. Parlamenter sistem çift başlılık oluyormuş. Pardon da asıl kendisi çift başlılık yapıyor. Parlamentoyu bekleme odasına alan kimdi acaba? Ülkenin başbakanı var, başbakan değil. Sen devletin bütün kurumlarını kendine bağlayacaksın, sonra da çift başlılık var diyeceksin.

Taktı başkanlık sistemine. Daha önce başkanlık sistemine ABD’nin Türkiye’ye dayatması diyordu, şimdi söylediğini unutmuş gibi başkanlık sistemi tutturmuş gidiyor. Meksika’ya gidiyor, Meksika sistemini alalım diyor. ABD’ye gidiyor, ABD sistemini alalım diyor. Yetmedi partili cumhurbaşkanı olsun diyor. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye’de partili cumhurbaşkanı cumhuriyetin ilk döneminde vardı, 1960 yılına kadar cumhurbaşkanları partili cumhurbaşkanları idi. Sen cumhuriyeti reddediyorsun, nasıl olacak bu? Son olarak Hitler’den dem vurdu. Hitler demişken, size kimseden duyamayacağınız bir gerçeği söyleyeyim. Hitler’in Türkiye’ye bilmeden de olsa büyük iyiliği oldu. Şöyle ki; 1. Dünya Savaşından bütün ülkeler yorgun çıktı. Tam kendilerini topladılar ki, 2. Dünya Savaşı çıktı. Eğer Hitler Avrupa’ya dalmasaydı, adamlar bizi boğardı. Dolaylı olarak Hitler’in bize bir iyiliği dokundu. Bu da böyle biline. (14.01.2016)

 



508 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DANK/ ZEHİRLİ YILAN - 05/04/2016
Artık muhalefet partilerinin iktidar olmak için projeler üretmesi yeterli olmayacak. İktidara gelmek de çözüm olmayacak. Muhalefetin, iktidar projeleri kadar AK PARTİ’nin oluşturduğu tahribat için de projeler üretmesi gerekiyor.
BİNİCİLİK TESİSİ - 03/04/2016
“Serhatlere akın eden Türk, Uzakları yakın eden Türk.” Atalarımız serhatlere akın ettiyse, uzakları yakın ettiyse bu at sayesinde olmuştur.
DANK/ATATÜRK VE BURSA AMERİKAN KIZ KOLEJİ - 30/03/2016
1854 yılında Bursa’da misyonerler tarafından kurulan Bursa Amerikan Kız Koleji’nde okuyan 4 Türk öğrenci, öğretmenlerinin telkinleriyle din değiştirerek Hıristiyan olurlar.
DANK/SEN KİMSİN? - 29/03/2016
14 yıldır herkese “Sen kimsin?” dedi. Sonunda ABD’ye gitti kendi kendine. Ne etse, ne yapsa randevu alamadı bir türlü; “Sen kimsin?” dediler.
DANK/BİR KERE, BİR KERE DEĞİL! - 24/03/2016
“Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz. Biz Ensar Vakfı’nı da tanıyoruz, hizmetlerini de takdir ediyoruz.”
DANK/BRÜKSEL ÇADIRI - 22/03/2016
Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu, Belçika’nın Başkenti Brüksel’de AB zirvesinin yapıldığı binanın hemen yanı başına PKK çadırı kurulmasına izin verdiği için Belçika Hükümeti’ne sitem ediyor
DEVLET ADAMI HATA YAPMAZ (MI)? - 21/03/2016
Talat Paşa bir gün Almanya’ya gider. Yanında Atatürk’ü de götürür. Berlin’de Alman Devlet Adamı ve Şanşölyesi Prens Bismarck ile görüşeceklerdir. Atatürk genç bir subaydır daha o zaman.
DANK / EY AKP OYLARINIZ ARTTI MI? - 17/03/2016
Türkiye AKP iktidarında en karanlık günlerini yaşıyor. Terör en çirkin yüzüyle insanlarımızın canına kastediyor. “Analar ağlamayacak” diye milleti kandıranların sayesinde memlekette ağlamayacak ana kalmayacak bu gidişle.
BEN GİDERSEM! - 17/03/2016
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Geleneksel 22. Muhtarlar Toplantısı’nda “Ben gidersem devlet yıkılır” demeye getirmiş sözü.
 Devamı

 
YAZI ÜRETİM A.Ş.
ULUSAL GAZETELER
NÖBETÇİ ECZANELER